Ankara Anlaşması ile Çifte Vatandaşlık ve İngiltere Vatandaşlık Hakları Nelerdir?

Makale

Ankara anlaşması vizesi ile İngiltere’de yaşama ve iş kurma hakkı elde etmiş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ilk olarak 12 ay süreliğine bir oturma iznine sahip olmaktadırlar. Bu 12 ay oturma izni 12 ayın sonunda gerekli şartlar sağlanmış ise uzatılmaktadır. Ayrıca 1 yılda 90 gün ve çalışmaya başladığından itibaren 5 yılda 450 günden fazla İngiltere dışında başka bir ülkede kalmamış olmak vatandaşlık başvurusu açısından önem arz etmektedir. Kişiler İngiltere vatandaşlığı başvurmak için bu belli süreleri aşmamak kaydı ile İngiltere dışında bulunmaları gerekmektedir. Vize alındığında 1 yıllık bir oturma izni ve sonrasında 5 yıla kadar sürekli oturma izni alma hakkına sahip olmuş kişiler gerekli olan şartların hepsini sağladıktan sonra İngiliz vatandaşlığına başvuru yapabilmektedirler. Öncelikle İngiliz vatandaşlığına başvurmak için ek olarak şartlar bulunmaktadır.

Vatandaşlık başvurusu için İngilizce dil sertifikası gerekmektedir.

Yani 5 yıl İngiltere’de kalınan bu sürede İngilizce dil sertifikası edinmek gerekmektedir. Ancak dil sertifikası tek başına yeterli değildir,” Life in the UK” adında bir teste tabi tutulup bu testten geçmiş olmak da gerekmektedir. Ankara Antlaşması Vizesine başvuran kişiler bu şartları sağladıkları takdirde 18 ve 65 yaş arasındaki tüm vatandaşlar İngiliz vatandaşlığını rahatlıkla başvurabilmektedirler. Vatandaşlığa başvuran kişilerin ceza, sabıka gibi problem yaratacak türde eylemleri olmaması da dikkat edilmesi gereken diğer bir husustur. İngiltere’de yaşamaya başlaya Türkiye cumhuriyeti vatandaşları öncelikle bakmakla yükümlü olduğu kişileri yanında götürme hakkına sahiptir.

Kişinin eşi ve çocukları da İngiltere’de pek çok hakka sahip olabilmektedir.

Örneğin eşi bir yere bağımlı veya bağımsız olarak çalışabilmektedir. Kişinin çocukları da eğitimlerini İngiltere’deki okullarda devam ettirebilme şansına sahiptir. İngiltere vizesi ile İngiltere’ye yerleşen kişi ve ailesi eğitim, sağlık, çalışma gibi temel haklar başta olmak üzere pek çok hakka da sahiptir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda İngiltere’ye yerleşen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da tıpkı İngiliz vatandaşları gibi haklara sahip olabilmekte ve gerekli koşulları sağladıkları takdirde çifte vatandaş olma şansını elde etmiş olacaklardır.

Read more

Written by:

Comments (0) 28 Ekim 2017 /

Ankara Anlaşması vizesi

Blog

Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere arasında yapılmış olan ve insanlara İngiltere’de yaşama ve çalışma hakkı tanıyan Ankara Anlaşması vizesi yani ECAA vizesi başvurusu İngiltere’ye yapılmaktadır. Bu yüzden başvuran kişiler başvuru esnasında herhangi bir mülakata tabii tutulamamaktadır. Yalnızca Kısa süreli vize başvurularında bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları İngiltere Konsolosluğu’na giderek orada mülakata katılmaktadırlar. Ankara Anlaşması vizesine başvuran Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ailelerini de yanlarına yani İngiltere’ye alabilmektedirler. Bunun şartı ise kişinin eşi ve çocukları için kısaca bakmakla yükümlü olduğu tüm aile fertleri için de kendisine aldığı Ankara Anlaşması Vizesi süresi kadar vize alması gerekmektedir.

Bu şarta uyulduğu takdirde ailesi ile İngiltere’ye rahatlıkla yerleşmeye hak kazanmış olurlar.

Ankara Anlaşma vizesi için belli bir sermayeye sahip olmak gerekmektedir. Bu sermayenin vizenin alınabilmesi için gerekli yere bildirilmesi zorunludur. Ayrıca bu sermaye 3. bir kişiden alınmışsa bu paranın ne amaçla verildiği yani borç, miras gibi sebepler başvuru yapılırken mutlaka bildirilmelidir. Ayrıca Ankara Anlaşması vizesine başvurmanın iki kategorisi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı İngiltere’de kendi şirketini kuracaksa bu kişinin “Turkish Business Person” adındaki vizeye başvuruda bulunması gerekmektedir. Bu kategorilerden ikincisi; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı İngiltere’de kendi kurmadığı var olan bir şirkette çalışmak için İngiltere’ye gidecekse “Turkish Employed” adındaki vizeye başvuruda bulunması gerekmektedir.

Bu iki gruba ayrılan iki vize türü de Ankara Anlaşma Vizesi (ECAA vizesi) içeriğine, kurallarına ve uygulamalarına sahiptir.

Turkish Employed vizesi ingiltere’de Öğrenci vizesi ile bulunan veya AuPair vizesi ile bulunan ve son 1 yıllık sürede iş yeri değişikliği yapmadan aynı iş yerinde çalışmış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları İngiltere’nin vizelerinden biri olan Türkish Employed vizesi kolaylıkla başvuruda bulunabilmektedirler. Ve 10 yılın sonunda direk olarak İngiltere vizesine başvuruda bulunup sahip olunabilmektedir.

Read more

Written by:

Comments (2) 9 Ekim 2017 /

İngiltere’de öğrenciyken çalışmanın ve diplomayla birlikte vatandaşlık da almanın bir yolu var

Blog

bus-

Ankara anlaşmasıyla ingiltere vatandaşlığı artık çok kolay.

Türk Öğrenciler

İngiltere Türkiyeli öğrencilerin eğitim için gittikleri hedef ülkelerin başında geliyor. Bu ülkede lisans eğitimi alan vatandaşlarımız, mezun olduklarında İngiltere’de kalıp, iş kurmanın yollarını aramaya başlıyorlar. Oysa zamanında Ankara Anlaşması Vizesine başvurmuş olsalardı, diplomalarını alırken vatandaşlıklarını da alabilirlerdi. Nasıl mı? Elbette doğru adresten danışmanlık adresi alarak.

Öğrenci Vizesini Turist veya Çalışma vizesine Dönüşütürmek

Öncelikle şunu bilmelisiniz. Normalde öğrenci vizesini veya turist vizesini çalışma vizesine dönüştürmek için Türkiye’ye veya resmi oturumunuz olan üçüncü bir ülkeye geçmek zorundasınız. Bu vize türü dönüşüm başvuruları ancak İngiltere dışından yapılabilmektedir. Ancak Ankara Anlaşması Vizesi başvurusunda bu şart aranmamaktadır. İngiltere’ye öğrenci olarak geldikten hemen sonra Ankara Anlaşması başvurusu yapabilir ve derslerinizden arta kalan zamanda para kazanabilirsiniz.
Ancak şunu unutmamalısınız: Ankara Anlaşması Vizesini aldığınız andan itibaren öğrenci vizeniz iptal olacak. Yani Ankara Anlaşması Vizenizin uzatılması için gerekli şartları yerine getirmezseniz, öğrenci vizenizi yeniden almak zorunda kalacaksınız. Fakat eğer vatandas.UK ile çalışıyorsanız böyle bir riskiniz yok demektir. Hiç vakit kaybetmeden Ankara Anlaşması Vizesine başvurabilirsiniz.

Read more

Written by:

Comments (6) 27 Şubat 2017 /

İngiltere’de Yaşamak ve Vatandaşlık Hayal Değil

Blog

tube

Ankara anlaşmasıyla ingiltere vatandaşlığı artık çok kolay.

Ankara Anlaşması Vizesi

Ankara Anlaşması Vizesi sayesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları İngiltere’de iş kurabilir, serbest meslek sahibi olarak çalışma vizesi alabilir ve beş yıl boyunca ülkede kaldıktan sonra İngiltere vatandaşlığına başvurabilirsiniz. İngiltere vatandaşlığına giden bu yolda vizenizi bir defa uzatmak, bir defa da süresiz oturum almak üzere başvuruda bulunacaksınız. İşte adım adım İngiltere vatandaşlığına giden yol:

Ankara Anlaşması Vizesi İlk Yıl

Ankara Anlaşması Vizesi ilk verildiğinde bir yıl süre için verilir. Bu bir yıl içinde İngiltere dışındaysanız İngiltere’ye gidip yerleşmek ve kurmayı taahhüt ettiğiniz işi kurmak ve işler hale getirmek durumundasınız.
Birinci yılın sonunda vizenizi uzatmak için ikinci bir defa başvuracaksınız. Bu başvurunuz başarılı olursa bu defa üç yıllık bir oturum alacaksınız. İlk yıl gerekli olan evrakları doğru derleyememişseniz, kendinizi evrakta sahtecilik ve kaynağı belirsiz finansman kullanımı hissini doğurabilecek bir duruma düşürmüşseniz İngiltere İçişleri Bakanlığı, vizenizi iki veya bir yıllığına uzatabileceği gibi uzatmayı tümden reddedebilir.

Üç Yıllık Vize Uzatması Almak

İşler yolunda gider de bu üç yıllık uzatmayı alırsanız önünüzde iki dönemeç daha var: dördüncü yılın sonunda süresiz oturumu almak ve beşinci yılın sonunda vatandaşlık başvurusunda bulunmak.
Bu zorlu gibi görünen süreç aslında bazı temel kurallara uyulduğunda hiç baş ağrısı olmaksızın tamamlanabilen bir süreç. Ankara Anlaşması Vizesine kendi başınıza başvurabilirsiniz, ancak bu süreci sağlıklı bir şekilde tamamlamak istiyorsanız kesinlikle bir göç hukuku danışmanlık bürosundan veya hukuk bürosundan destek almanızı tavsiye ederiz.

Read more

Written by:

Comments (1) 27 Şubat 2017 /

Vatandas.UK yeni bir hayatın ilk kapısı

Blog

tower-bridge

ankara anlaşmasıyla ingiltere vatandaşlığı artık çok kolay.

Göç Hizmetleri Komiserliği Ofisi

Ankara Anlaşması Vizesi başvurusunu Vatandas.UK üzerinden yapanların başı ağrımıyor. Çünkü Ankara Anlaşması Vizesi için alacağınız danışmanlık hizmetini göçmen danışmanlığı sertifikası olan ve Göç Hizmetleri Komiserliği Ofisi’ne (The Office of the Immigration Services Commissioner – OISC) kayıtlı bir danışmanlık firmasından almanız önemlidir. Bu şart sadece başvurularını İngiltere’den yapacak olan kişiler için geçerlidir. Vatandas.UK İstanbul ve İzmir’de bulunan iki Türk hukuk bürosunun konsorsiyumu olmakla birlikte, İngiltere ayağında sertifikalı göç danışmanları ve OISC kayıtlı firmalarla çalışmaktadır. Bu sayede en son düzenlemeleri takip eden bir ekipten hizmet aldığınızdan emin olabilirsiniz. Ayrıca vize başvurunuzun herhangi bir nedenden dolayı reddedilmesi durumunda sertifikalı bir göç danışmanından hizmet almış olmak itiraz başvurunuzun kabul edilmesi için ön şart gibi görülmektedir.

Vatandas.UK’ın diğer kurumlardan farkı nedir?

Vatandas.UK gibi Ankara Anlaşması Vizesi başvurularını takip eden pek çok kurum vardır. Fakat bunların tamamı vizeyi alana kadar hizmet alabileceğiniz kurumlardır. Vatandas.UK ise İngiltere vatandaşlığını alana kadar her türlü ihtiyacınıza cevap içeren hizmetler sunmaktadır. Vatandas.UK vizeyi aldıktan sonra en doğru muhasebecilerle çalışmanızdan tutun, ev kiralama hizmetlerine kadar size yardımcı olabilecektir. Elbette bu hizmetlerden yararlanmak zorunda değilsiniz. Ancak ihtiyaç duyduğunuzda arayabileceğiniz birilerinin olduğunu bilmek yurtdışındaki hayatınızı kolaylaştıracaktır.

Read more

Written by:

Comments (2) 27 Şubat 2017 /

Ankara Antlaşması Vizesi İngiltere’deki Türk toplumunun çehresini değiştirdi

Makale

united-kingdom

ankara anlaşmasıyla ingiltere vatandaşlığı artık çok kolay.

Vatandas.UK

Nasıl Bir değişim Geçirdi

2000li yıllarda İstanbul nasıl büyük bir değişim geçirdiyse, 2007’den sonra İngiltere’deki Türk toplumu ve onların ağırlıklı olarak yaşadıkları Kuzey Londra’nın Türk mahalleleri de benzer bir değişim geçirdi. 2003 yılında bir İngiliz Müslüman arkadaşımın arabasıyla Kuzey Londra’da seyahat ediyorduk. Yolumuz Türk-Kürt yoğunluklu Haringey Mahallesi’ne yönelince direksiyondaki arkadaşım yolu değiştirdi. Koca Finsburry Park’ın etrafından dolaşacaktık. Neden böyle yaptığını sorduğumda Haringey’in keşmekeşine ve geri kalmışlığına şahit olmak istemediğini söyledi bana. Haklıydı. O zamanlar Haringey ürpertici bir şekilde bir doğu Anadolu kasabasını andırıyordu. Üstelik Doğu Anadolu’da bulacağınız misafirperverlik ve sıcaklıktan eser yoktu. Bölgede uyuşturucu kaçakçılarının, işkenceyle esnaftan haraç toplayan çetelerin, beyaz kadın tüccarlarının cirit attığı söyleniyordu.
Geçenlerde Haringey’de yeni açılmış bir Türk lokantasının ünü beni aldı, o ne zamandır uğramadığım mahalleye götürdü. Haringey’in çehresi değişmişti. Çoğu 2010 sonrasında açılan lokantalar, kafeler, irili ufaklı iş yerleri hem mahalleyi canlandırmış, hem de mahallenin havasını değiştirmiş. Özetle huzur gelmiş Haringey’e…
Merak ettim. Şöyle küçük bir saha araştırması yaptım. Bu yeni yeni açılan ve sahiplerinin kafa yapısının çok farklı olduğu anlaşılan işletmelerin ne kadarını Ankara Antlaşması Vizesi ile gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları açmış diye. Buradan isim vermem doğru olmaz, ama geçen yıl bu sokakta açılan yirmi yeni işletmenin yarısından fazlası Ankara Antlaşması Vizesi ile bu ülkeye yerleşen insanlarımız tarafından işletiliyor. Dahası bu yeni gelenlerin Türk-Kürt müşterilerle yetinmeyen, Londra’nın bütün sakinlerini Haringey’e çekmeye kararlı tarzları bölgede daha önceden olan esnafı da bir zihniyet değişimine zorlamış. 2009 yılından bu yana Haringey Yemek Festivali düzenlemeye başlamışlar mesela. O günlerde Londra’nın bütün gurmeleri Haringey’e akıyormuş.
Haringey’i böyle görünce, yine ne zamandır yolum düşmeyen Kingsland Road’ı da görmek istedim. Bilenler bilir, Haringey’e paralel olarak uzanan ve dosdoğru Londra’nın kalbine uzanan bu yol ancak camilerinden dolayı vazgeçilmezdi Londralı Türkler için. A-10 diye de bilinen yol şimdilerde Londra’nın en işlek caddelerinden birine dönüşmüş. Sağlı sollu onlarca restoran, mobilyacı, bilardocu, kuyumcu açılmış… Özellikle eğlence merkezleri ve barlar bölgenin müşteri portföyünü değiştirmiş. Ben gecesine kalamadım ama bu eğlence merkezlerinden bazıları sabaha kadar açık oluyorlarmış ve doğal olarak da Kingsland Road’ı Londra’nın uyumayan caddelerinden birine dönüştürmüşler.
2007 yılından bu yana rantabl bir şekilde uygulanan Ankara Antlaşmasının İngiltere’deki Türk-Kürt toplumlarının çehresini ve ekonomik hareketliliklerini nasıl etkilediğini elbette İngiliz makamları da görüyordur. Bu açıdan ülkede yükselen yabancı düşmanlığından Türk ve Kürtlerin daha az hisse alacağını iddia edebilirim. Son dönem itibarıyla yapılan Ankara Antlaşması Vizesi başvurularında artan oranda iletişim teknolojileri uzmanları, üniversite hocaları, hukuk danışmanları ve büyük yatırımlar yapacak işinsanlarının olduğunu biliyorum. Bu, İngiltere’de yaşayan Türk ve Kürt toplumlarının geleceğe umutla bakmasını sağlayacak bir gelişme. Ne diyelim; iyi ki varsın Ankara Antlaşması Vizesi…

Ankara Anlaması Vizesi

Ankara Anlaşması sayesinde Sorunsuz İngiltere vizesi alabileceğinizi Kendi işinizi kurabileceğinizi
Dört yıl sonra süresiz oturum ve beş yıl sonra da vatandaşlık hakkı kazanabileceğinizi biliyor muydunuz? Artık biliyorsunuz… Bizi arayın size yeni bir hayatın kapılarını açalım. İngiltere’de ofisimiz vardır.

Read more

Written by:

Comments (1) 13 Şubat 2017 /

Onuncu yılında Tüm ve Darı Kararı

Makale

Vatandas.UK
            
Ankara Antlaşmasının önündeki bütün sınırlamaların kaldırıldığı Avrupa Adalet Divanı’nın 20 Eylül 2007 tarihli Tüm ve Darı Kararı’nın üzerinden neredeyse on yıl geçti. Bu on yıl içinde Veli Tüm ve Mehmet Darı’nın açtıkları kapıdan binlerce Türk vatandaşı geçti. Bazıları çoktan İngiltere vatandaşı oldular, binlercesi de beş yıllık süreçlerinin dolmasını bekliyor. Bu yazımda, meraklılarına Tüm ve Darı Kararı’nın hikayesini anlatacağım.

Ankara Antlaşması’nın 1963 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalandığını herkes bilir. Ama Tüm ve Darı kararına o antlaşmanın 1970 yılında imzalanan Katma Protokol’ü yol açmıştı. O protokolün 41. Maddesi antlaşmaya imza koyan tarafların birbirlerinin vatandaşlarına uyguladıkları vize şartlarının o tarihten sonra zorlaştırılamayacağını karara bağlamıştı.

İngiltere 1973 yılının ilk günü itibarıyla Avrupa Birliği’ne üye olduğunda AB’nin üçüncü ülkelerle yapmış olduğu antlaşmaları da tanıdığını ve uygulayacağını taahhüt etmişti. Bunun anlamı, bu tarih itibarıyla Türk vatandaşlarına İngiltere’nin uyguladığı vize şartlarında herhangi bir zorlaştırmanın yapılamayacağı, ilave kısıtlamaların getirilemeyeceğiydi. Gerçekten de 1994 yılına kadar İngiltere’nin Türk vatandaşlarına uygulanan vize şartlarında hatırı sayılır bir değişiklik olmadı. Ancak 1994 yılında İngiltere göç mevzuatını değiştirdi. Bu çerçevede Türk vatandaşlarının ülkeye girişi için de bu ülkede iş kurarak yerleşmesi için de uygulanan şartlar zorlaştırılmış oldu. Mesela iş kurmak için minimum 200.000 İngiliz Sterlini tutarında yatırım getirme ve B2 seviyesinde (altı seviyeli değerlendirmede dördüncü seviye) İngilizce sertifikası şartları bunlardandı.

Bu şartlarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İngiltere’de iş kurarak yerleşmesi imkansıza yakın zorluktaydı. Ankara Antlaşmasının Türk vatandaşlarına 1994 öncesi şartlarıyla vize alma hakkı tanıdığını ilk defa Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın (ATAD) 2000 tarihli Abdulnasır Savaş kararı tescil etmişti. Üç yıl sonra Abatay Şahin davasında da ATAD Türk vatandaşlarından yana karar verdi.

Gelelim Veli Tüm ve Mehmet Darı’nın davalarına…

Mehmet Darı 1998 yılında Fransa’dan deniz yoluyla İngiltere’ye kaçak olarak giriş yapmış ve iltica başvurusunda bulunmuştu. Veli Tüm de 2001 yılında Almanya’dan deniz yoluyla İngiltere’ye vizesiz olarak girmiş, o da iltica başvurusunda bulunmuştu. Her iklisi de 1971 tarihli göç yasası uyarında haklarında nihai bir karar verilene kadar geçici olarak İngiltere’ye kabul edildiler. Ancak bu kabul onlara ne çalışma, ne de iş kurma hakkı tanıyordu. Ama Veli Tüm Londra’da bir pizzacı dükkanı açmış, Mehmet Tüm de bir temizlik şirketi kurmuştu bile.

İşleri de iyi gitmeye başlayınca ikili iltica başvurularının sonucunu beklemek yerine, işyerlerini yasal bir şekilde işletebilmek için işadamı vizesi başvurusunda bulundular. Ne var ki 12 Mayıs 2003 tarihli kararında Dışişleri Bakanlığı 1971 tarihli göç mevzuatını değil, onun 1994 yılındaki değiştirilmiş şeklini esas alarak başvurunun reddine karar verdi.

Tüm ve Darı davayı, Türkiye’deki bölgesel istinaf mahkemelerinin karşılığı olan High Court of Justice’e götürdü ve yüksek mahkeme ikiliyi haklı bularak başvurunun değerlendirmeye alınmasını ve kararın İngiltere’nin birliğe üye olduğu 1973 yılında geçerlikte olan göç mevzuatına göre belirlenmesini talep etti. Tabi Dışişleri Bakanlığı bu kararı Türkiye’deki Yargıtay’ın karşılığı olan Court of Appeal’da temyiz etti. Fakat bu mahkeme de yüksek mahkemenin kararını uygun buldu. Dışişleri Bakanlığı bu defa İngiltere’de Anayasa Mahkemesi rolünü üstlenen Lordlar Kamarası’na başvurarak temyiz talebinde bulundu. Lordlar Kamarası da bu konunun netleştirilmesi için görüş istemek üzere Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’na başvurdu.

İşte Türk vatandaşlarının İngiltere’de koşulsuz ve ön şartsız iş kurabilme, yerleşme ve vatandaşlığa giden süreci işletmelerini sağlayan Tüm ve Darı kararı bu şekilde alındı. ATAD, daha önce İngiliz mahkemesinin verdiği kararı onayladığı gibi, Türk vatandaşlarının 1994 yılı itibarıyla belirlenen yeni göç yasasının ilave kısıtlamalarından muaf olduklarını da karara bağladı. Bundan sonra İngiltere’ye kaçak yolla girmiş dahi olsalar Türk vatandaşları Ankara Antlaşması Vizesinden yararlanabilecekti. İngiltere bir asgari sermaye şartı veya İngilizce seviyesi şartı koşamayacaktı.

ATAD’ın bu kararı o dönemde Türkiye’de, bütün Türk vatandaşlarının, veya en azından Türk işadamlarının artık bütün AB ülkelerine vizesiz girebileceği şeklinde yorumlanmış ve heyecana yol açmıştı. Elbette bu yorum yanlıştı.

Tüm ve Darı Kararı, İngiltere’ye kaçak olarak girmiş dahi olsalar Türk vatandaşlarının bu ülkede yerleşmesini ve iş kurmasını sağlamıştı. Ama Türk vatandaşlarının İngiltere dışından bu vizeye başvurabilmeleri için iki yıl daha geçmesi gerekecekti.

7 Eylül 2009 tarihinde İngiltere hükümeti, ülkeye kaçak girişi teşvik ediyor görünen bu uygulamanın önünü tıkamak için Türk vatandaşlarının bu tarihten itibaren Türkiye’deki İngiltere temsilciliklerinden de başvuru yapabileceklerini duyurdu. Bu imkanı tanıma karşılığında, İngiltere’ye kaçak girmenin veya girmeye çalışmanın Ankara Antlaşması Vizesi başvurusunun reddi için bir sebep olarak algılanacağını da açıkladı.

Ankara Antlaşması Vizesi hakkı uzun ve yorucu bir mücadelenin sonunda elde edildi. Üstüne üstlük bu mücadeleyi Türkiye Cumhuriyeti devleti değil, sivil vatandaşlar verdiler. Bugünün kuşağına düşen bu antlaşmanın Türk vatandaşlarına sağladığı imkanlardan en iyi bir şekilde yararlanmak ve hem Türkiye’nin hem de İngiltere’nin ekonomik çıkarlarını korumak olmalıdır.

2016 yılında Ankara Antlaşması başvuruları tavan yaptı
Dr. Fatih Akay, Vatandas.uk danışmanı

https://www.gov.uk/government/statistics/immigration-statistics-january-to-march-2016
https://www.gov.uk/government/statistics/immigration-statistics-april-to-june-2016
https://www.gov.uk/government/statistics/immigration-statistics-july-to-september-2016

Read more

Written by:

Comments (0) 13 Şubat 2017 /

Ankara Anlaşması Vizesi başvurularını İngiltere içinden yapanların bekleme süresi altı ayı geçti

Haberler

Vatandas.UK Haber Merkezi
        

Bu gecikmenin nedeni, sadece bir memurun dosyalara bakması gösterilebilir.

Eylül ayındaki blog yazımda, İçişleri Bakanlığı görevlilerinin İngiltere’den yapılan başvuruların incelenmesini 6 haftada tamamlayacaklarına dair söz verdiklerinden bahsetmiş, ancak ilerleyen haftalarda, bu sözü doğrulayacak işaretleri bulamadığımı belirten yeni bir blog yazısı yayınlamıştım. Gerçekten de, Mayıs ayı içinde İngiltere’den Ankara Anlaşmasına başvuru yapanların halen var olduğunu düşünürsek, bekleme süresinin -en azından bazı başvuranlar için- bakanlığın kendi hedef limiti olan 6 ayı geçtiği gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz.
Önümüzdeki Noel tatili ve yeni yıl arasını da düşündüğümüzde, korkarım ki, bekleme süresi 8 ayı zorlayacak gibi görünüyor.
Gecikmeye neden olarak, sadece bir memurun dosyalara bakması gösterilebilir. Bu memurun, günde 2-3 dosya inceleyip karar verdiğini ancak bir günde ortalama 5 yeni başvuru yapıldığını düşünürsek, Ankara Anlaşması dosyalarına bakan memur sayısı arttırılmadığı sürece, bekleme süresinin giderek artacağını belirtmek yanlış olmayacaktır.
İngiltere’den Ankara Anlaşmasına başvuranların, 6 ay gibi bir süre beklemelerinden kaynaklanan bazı huzursuzluklar da olmuyor değil. Bazı başvuranlar kendi danışman veya avukatlarına artık güvenmediklerini dile getirmeye başladılar bile. İtiraf etmem gerekir ki, bu kadar uzun süre beklemiş olsam, sanırım ben de aynı şüpheleri taşırdım. Ancak, işin içinde bizzat olan biri olarak, bu bekleme sürecinde danışman ve avukatların yapabilecekleri herhangi zorlayıcı olanak olmadığını belirtmem gerekiyor. Tabii, bütün Ankara Anlaşması başvurucularının bir araya gelip, kabul edilebilir bekleme sınırlarının çok üstünde bekletilmeye zorlandıklarını ifade ederek, yüksek mahkemeye başvurmaları iyi bir seçenek olacaktır. Ancak, Türklerin bu tür zorluklarda örgütlenip, toplu hareket etmelerini yıllardır sağlayamayan biri olarak, bunun çok uzak bir ihtimal olduğunu belirtmem gerekiyor. Hemen her başvuran, grup hareket etme yerine, kendi çıkarını ön plana aldığı için, binlerce kişi içinde toplu dava açmaya yanaşacak 10 kişiyi bulmak bile mucize olacaktır.
Belki de, Türklerin bu dağınık ve organize olmayı beceremeyen özelliklerini bildiklerinden, İçişleri Bakanlığı görevlileri de ellerinden geldiğince dosyaları ağırdan alarak inceleme yoluna gitmeyi tercih ediyorlar. Nasılsa, kendilerine bu gereksiz beklemenin nedenini sorgulayacak birileri olmayacak. Belki de bu şekilde, insanları uzunca bir süre bekleterek, başvurularını geri çekmelerini sağlamak istiyorlar.
Gerçekten de geçtiğimiz hafta içinde arayan bir müvekkilimiz bana, “karar vereceklerse versinler, vermeyeceklerse başvurumu geri çekeceğim” demişti. Bu şekilde yaklaşarak, İçişleri Bakanlığı görevlilerinin “lütfen başvurunu çekme, biraz bize zaman ver, herşeyi zamanla yoluna koyacağız” diyeceklerini ümit ediyor olabilir, ancak bakanlık özür dilemek yerine hemen dosyayı ve sınır dışı edilme yazısını hazırlayacağına şüphe edilmemelidir.

Şuanda başvurular tamamen durmuş mu?

Şu anda, başvurular tamamen durmuş değil, ancak çok ağır ilerliyor. Günde en fazla 2-3 dosyanın sonuçlanması, bekleme süresinin daha da uzayacağı anlamına geliyor ki, bu durumda belki Ankara Anlaşmasına başvuracakların Türkiye’den başvuru alternatifini düşünmelerinde yarar olacaktır. Zira, Türkiye’den yapılan başvurularda ortalama bekleme süresi sadece 2-3 hafta.
Herşeye karşın, İçişleri Bakanlığı’nın Ankara Anlaşmasına bakan birimi, yeni memurlarla takviye edeceğine dair ümitlerimi yitirmiş değilim. Bu satırları yazdığım anda bile, yeni memurların işbaşı yapmış ve dosyalara bakmaya başlamış olabileceklerini veya her an böyle bir olasılığın söz konusu olduğunu belirtmem gerekiyor.

Read more

Written by:

Comments (2) 12 Şubat 2017 /