Ankara Antlaşması Vizesi İçin Ne Kadar Sermaye Gerekir?

Makale

Bilindiği üzere Ankara Anlaşması Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına İngiltere Bileşik Krallık ‘ta yaşama, oturma ve çalışma hakkı tanıyan bir İngiltere vizesidir. Ankara Anlaşması vizesine başvuran kişinin kuracağı iş için lazım olan sermaye miktarı İngiltere’de kurdukları işten gelir elde etmeye başlayana kadar kendilerini geçindirecek oranda maddi desteğe sahip olması gerekmektedir. Normal şartlarda ECAA vizesinde İngiltere’de iş kurabilmek için minimum bir tutar belirlenmiştir.

Bu tutar 200.000 sterlin olup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için geçerli değildir.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yapılan sermaye uygulaması kurulan işten gelir sağlanana kadar kendilerini geçindirecek maddi birikim olmasıdır. Yani İngiltere Ankara Antlaşması vizesine başvuracak kişinin sahip olması gereken sermaye miktarı yapılacak işe göre değişim göstermektedir. Kurulacak olan işe yetecek miktarda sermaye ayarlaması yaparken aynı işi Türkiye’de kurduğunuzu düşünerek ne miktarda para ile bu işi kurabileceğinizi, bu işe başlayabileceğinizi düşünerek sermaye hesabı yapılabilmektedir. Ve buna ek olarak da İngiltere’de para kazanmaya başlayana kadar zorunlu ihtiyaçların karşılanması için ortalama miktarda bir para ayrılmalıdır. Bu yaklaşık olarak ilk 2-3 ay bu şekilde devam etmektedir.

Genelde kurulan işletmeler ilk 2-3 aydan sonra düzene girmeye başlayarak maddi gelir sağlamaktadır.

Kendi zorunlu ihtiyaçlar için ayrılacak olan para da kişiye göre değişim göstermektedir. Her vatandaş kendinin hangi ihtiyaçlara öncelik verdiğini düşünerek bu maddi miktarı ayırmalıdır. Bu durumda İngiltere’de iş kurmak için gerekli olan sermaye miktarı çok daha rahat ve doğru bir şekilde belirlenmektedir. Aslında sermaye dediğimiz şey sadece iş kurmak için değil aynı zamanda işten gelir elde edene kadar geçinmek için de ayrılan para birikiminin olmasıdır. Bu iki durum için gerekli para ayarlandığında vize için gösterilecek ve kabul görecek bir sermayeye sahip olmuş olunur. Sermaye belirlendikten ve belgelendikten sonra vize alma işleminin en önemli kısmı olan sermaye halledilmiş olur.

Read more

Written by:

Comments (0) 30 Ekim 2017 /

Ankara Anlaşması ile Çifte Vatandaşlık ve İngiltere Vatandaşlık Hakları Nelerdir?

Makale

Ankara anlaşması vizesi ile İngiltere’de yaşama ve iş kurma hakkı elde etmiş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ilk olarak 12 ay süreliğine bir oturma iznine sahip olmaktadırlar. Bu 12 ay oturma izni 12 ayın sonunda gerekli şartlar sağlanmış ise uzatılmaktadır. Ayrıca 1 yılda 90 gün ve çalışmaya başladığından itibaren 5 yılda 450 günden fazla İngiltere dışında başka bir ülkede kalmamış olmak vatandaşlık başvurusu açısından önem arz etmektedir. Kişiler İngiltere vatandaşlığı başvurmak için bu belli süreleri aşmamak kaydı ile İngiltere dışında bulunmaları gerekmektedir. Vize alındığında 1 yıllık bir oturma izni ve sonrasında 5 yıla kadar sürekli oturma izni alma hakkına sahip olmuş kişiler gerekli olan şartların hepsini sağladıktan sonra İngiliz vatandaşlığına başvuru yapabilmektedirler. Öncelikle İngiliz vatandaşlığına başvurmak için ek olarak şartlar bulunmaktadır.

Vatandaşlık başvurusu için İngilizce dil sertifikası gerekmektedir.

Yani 5 yıl İngiltere’de kalınan bu sürede İngilizce dil sertifikası edinmek gerekmektedir. Ancak dil sertifikası tek başına yeterli değildir,” Life in the UK” adında bir teste tabi tutulup bu testten geçmiş olmak da gerekmektedir. Ankara Antlaşması Vizesine başvuran kişiler bu şartları sağladıkları takdirde 18 ve 65 yaş arasındaki tüm vatandaşlar İngiliz vatandaşlığını rahatlıkla başvurabilmektedirler. Vatandaşlığa başvuran kişilerin ceza, sabıka gibi problem yaratacak türde eylemleri olmaması da dikkat edilmesi gereken diğer bir husustur. İngiltere’de yaşamaya başlaya Türkiye cumhuriyeti vatandaşları öncelikle bakmakla yükümlü olduğu kişileri yanında götürme hakkına sahiptir.

Kişinin eşi ve çocukları da İngiltere’de pek çok hakka sahip olabilmektedir.

Örneğin eşi bir yere bağımlı veya bağımsız olarak çalışabilmektedir. Kişinin çocukları da eğitimlerini İngiltere’deki okullarda devam ettirebilme şansına sahiptir. İngiltere vizesi ile İngiltere’ye yerleşen kişi ve ailesi eğitim, sağlık, çalışma gibi temel haklar başta olmak üzere pek çok hakka da sahiptir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda İngiltere’ye yerleşen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da tıpkı İngiliz vatandaşları gibi haklara sahip olabilmekte ve gerekli koşulları sağladıkları takdirde çifte vatandaş olma şansını elde etmiş olacaklardır.

Read more

Written by:

Comments (0) 28 Ekim 2017 /

ECAA Vizesi için Dil Gerekmiyor, yine de İngilizce Öğrenmeli miyiz?

Makale

Ankara Anlaşması vizesi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına İngiltere’de yaşama ve iş kurma hakkı tanıyan bir vizedir. Bu Ankara Anlaşması vizesi için birçok şart bulunmaktadır fakat İngilizce bilme gibi bir şart koşulmamıştır. ECAA vizesi başvuran Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları az veya orta derecede İngilizce bilgisine sahip olabiliyorlar. Bu Ankara Anlaşması vizesinin şartları arasında zorunlu olarak belli bir seviyede İngilizce bilgisi gerekmediği için tereddütsüz olarak İngiltere’deki çalışma vizelerinden en çok tercih edilen bir vize halini almıştır.

Az ve orta İngilizce bilgisi seviyesine sahip olanlar özellikle bu ECAA vizesini tercih etmektedir, çünkü dil bilgisi gerektirmez.

Ancak bu vize tercih ediliyor olsa da az ve orta derece İngilizce bilgisi olan kişiler yapacakları mesleğe uygun biçimde mesleki İngilizce kurslarına giderek, iş hayatlarında oluşacak birtakım problemlerin şimdiden önüne geçmiş olacaklardır. Mesleki İngilizce kurslarına gitmek için en önemli neden İngiltere’ye gitmişken oradaki güzel ve kaliteli İngilizce eğitimini almanın ne kadar faydalı olduğudur. Böyle bir fırsat ele her zaman geçmeyebilir. Günümüzde İngiltere’de Türk vatandaşların işlettiği ve kurduğu çok fazla farklı sektörler bulunmaktadır. Buna ek olarak yabancı vatandaşların kurup işlettiği de oldukça fazla işletme bulunmaktadır. Ve bu işletme çokluğu ve çeşitliliği de rekabeti artırmaktadır. Bu rekabetten başarılı çıkabilmek için öncelikle ECAA vizesine yönetici ve işletmeyi kuran kişi olarak başvuruyorsanız genel olarak bir İngilizce bilmek yani günlük konuşma dili ve meslekle ilgili gerekli terimleri İngilizce olarak bilmek gerekmektedir.

İngilizce bilgisine sahip olmak iş kuran kişinin işini daha bilgili, daha anlayarak ve daha profesyonelce yapmasını sağlamaktadır.

İşyeri ile ilgili, yapılan işle ilgili gelen mailler veya talepler için gelen yazışmaları iyice anlamak önemlidir. İyice ve doğru anlaşılmayan istekler, taleplere karşılık vermek oldukça zordur. Yapılan işin daha karmaşık bir hal almasını istemiyorsak böyle bir işe kalkışıldığında mesleki İngilizce için gerekli kurslara giderek dil açısından kendimizi geliştirmemizde fayda vardır. Ayrıca İngiltere’de mesleğin incelikleri iyice öğrenilip bir de bu dil ile desteklenirse, Türkiye’ye dönen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları oldukça donanımlı olacaklarından Türkiye’de iş konusunda problem yaşamayıp aksine rekabet yaratacak kadar başarılı duruş sergileyeceklerdir. İngilizce günümüzde hem İngiltere’de hem Türkiye’deki işletmeleri ve işletme yöneticilerini hep bir adım önde tutacaktır.

Read more

Written by:

Comments (4) 25 Ekim 2017 /

Ankara Anlaşması Vizesi Şartları Nelerdir?

Makale

Türkiye’de yaşayan vatandaşların İngiltere’de iş kurmak şartıyla İngiltere’de yaşamak için başvurduğu vizeye Ankara Anlaşması Vizesi(ECAA) denmektedir. Ankara Anlaşması Vizesinin de diğer vizeler gibi birçok prosedürü bulunmaktadır. Öncelikle vizeyi almak isteyen vatandaşlar İngiltere’de iş kurmak istiyorsa herhangi bir sektör sınırlaması bulunmamaktadır. Aynı şekilde belli bir miktar sermaye sınırı da bulunmamaktadır. Yani kuracağı işe uygun bir miktarda sermayesi olması yeterli olacaktır. Her işin sermayesinin miktarı farklı olduğu için de herhangi bir sınırlama yoktur.

ECAA vizesine başvuran kişiler İngiltere’de yaşayıp orada iş kurabilmek için herhangi bir eğitim seviyesi sınırı da bulunmamaktadır.

Şöyle ki kişinin kuracağı işe uygun olup olmaması tabii ki önemli bir durumdur. İş kurmak isteyen kişiler kendilerine uygun birer iş alanı seçtiklerinde o işten kar elde etme olasılıkları çok daha yüksektir. Bu yüzden eğitimden çok o işi devam ettirebilmek daha önemli bir kriter olarak görülmektedir. Eğitimin yanı sıra İngilizce bilmek gibi bir kısıtlama da bulunmamaktadır. Ankara Antlaşması Vizesi alacak vatandaşlar İngiltere’de sıfırdan istedikleri işi kurmakta özgürdürler. Bu yüzden de herhangi bir tecrübeye ihtiyacı yoktur. İstedikleri şekilde istedikleri işi kurabilmektedirler. Vizeye başvuran vatandaşlar kurmak istedikleri işi ayrıntılı bir şekilde ve tatmin edici bir biçimde raporladığı takdirde vize almada herhangi bir sorun yaşamayacaktır.

Vizenin süresi başlangıçta 1 yıl olarak verilmektedir.

Yani 1 yıllık bir oturma izni ile başlangıç olarak verilmektedir. Daha sonrasında bu oturma süresi kişinin yaptığı işin başarılı olma durumuna göre 3 yıla çıkarılmaktadır. Vize alındıktan sonra yapılan işin durumuna göre oturma süresi artırılmaktadır. Ankara Anlaşması Vizesinin bir de reddedilme durumunu da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Vize başvurusu reddedildiği takdirde başvuran kişinin itiraz etme hakkı da mevcuttur. Her ayrıntıyı iyi bir şekilde raporladığı sürece çok elzem durumlar dışında vizenin reddedilme durumu pek bulunmamaktadır.

Read more

Written by:

Comments (0) 24 Ekim 2017 /

Ankara Antlaşması Vizesi İngiltere’deki Türk toplumunun çehresini değiştirdi

Makale

united-kingdom

ankara anlaşmasıyla ingiltere vatandaşlığı artık çok kolay.

Vatandas.UK

Nasıl Bir değişim Geçirdi

2000li yıllarda İstanbul nasıl büyük bir değişim geçirdiyse, 2007’den sonra İngiltere’deki Türk toplumu ve onların ağırlıklı olarak yaşadıkları Kuzey Londra’nın Türk mahalleleri de benzer bir değişim geçirdi. 2003 yılında bir İngiliz Müslüman arkadaşımın arabasıyla Kuzey Londra’da seyahat ediyorduk. Yolumuz Türk-Kürt yoğunluklu Haringey Mahallesi’ne yönelince direksiyondaki arkadaşım yolu değiştirdi. Koca Finsburry Park’ın etrafından dolaşacaktık. Neden böyle yaptığını sorduğumda Haringey’in keşmekeşine ve geri kalmışlığına şahit olmak istemediğini söyledi bana. Haklıydı. O zamanlar Haringey ürpertici bir şekilde bir doğu Anadolu kasabasını andırıyordu. Üstelik Doğu Anadolu’da bulacağınız misafirperverlik ve sıcaklıktan eser yoktu. Bölgede uyuşturucu kaçakçılarının, işkenceyle esnaftan haraç toplayan çetelerin, beyaz kadın tüccarlarının cirit attığı söyleniyordu.
Geçenlerde Haringey’de yeni açılmış bir Türk lokantasının ünü beni aldı, o ne zamandır uğramadığım mahalleye götürdü. Haringey’in çehresi değişmişti. Çoğu 2010 sonrasında açılan lokantalar, kafeler, irili ufaklı iş yerleri hem mahalleyi canlandırmış, hem de mahallenin havasını değiştirmiş. Özetle huzur gelmiş Haringey’e…
Merak ettim. Şöyle küçük bir saha araştırması yaptım. Bu yeni yeni açılan ve sahiplerinin kafa yapısının çok farklı olduğu anlaşılan işletmelerin ne kadarını Ankara Antlaşması Vizesi ile gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları açmış diye. Buradan isim vermem doğru olmaz, ama geçen yıl bu sokakta açılan yirmi yeni işletmenin yarısından fazlası Ankara Antlaşması Vizesi ile bu ülkeye yerleşen insanlarımız tarafından işletiliyor. Dahası bu yeni gelenlerin Türk-Kürt müşterilerle yetinmeyen, Londra’nın bütün sakinlerini Haringey’e çekmeye kararlı tarzları bölgede daha önceden olan esnafı da bir zihniyet değişimine zorlamış. 2009 yılından bu yana Haringey Yemek Festivali düzenlemeye başlamışlar mesela. O günlerde Londra’nın bütün gurmeleri Haringey’e akıyormuş.
Haringey’i böyle görünce, yine ne zamandır yolum düşmeyen Kingsland Road’ı da görmek istedim. Bilenler bilir, Haringey’e paralel olarak uzanan ve dosdoğru Londra’nın kalbine uzanan bu yol ancak camilerinden dolayı vazgeçilmezdi Londralı Türkler için. A-10 diye de bilinen yol şimdilerde Londra’nın en işlek caddelerinden birine dönüşmüş. Sağlı sollu onlarca restoran, mobilyacı, bilardocu, kuyumcu açılmış… Özellikle eğlence merkezleri ve barlar bölgenin müşteri portföyünü değiştirmiş. Ben gecesine kalamadım ama bu eğlence merkezlerinden bazıları sabaha kadar açık oluyorlarmış ve doğal olarak da Kingsland Road’ı Londra’nın uyumayan caddelerinden birine dönüştürmüşler.
2007 yılından bu yana rantabl bir şekilde uygulanan Ankara Antlaşmasının İngiltere’deki Türk-Kürt toplumlarının çehresini ve ekonomik hareketliliklerini nasıl etkilediğini elbette İngiliz makamları da görüyordur. Bu açıdan ülkede yükselen yabancı düşmanlığından Türk ve Kürtlerin daha az hisse alacağını iddia edebilirim. Son dönem itibarıyla yapılan Ankara Antlaşması Vizesi başvurularında artan oranda iletişim teknolojileri uzmanları, üniversite hocaları, hukuk danışmanları ve büyük yatırımlar yapacak işinsanlarının olduğunu biliyorum. Bu, İngiltere’de yaşayan Türk ve Kürt toplumlarının geleceğe umutla bakmasını sağlayacak bir gelişme. Ne diyelim; iyi ki varsın Ankara Antlaşması Vizesi…

Ankara Anlaması Vizesi

Ankara Anlaşması sayesinde Sorunsuz İngiltere vizesi alabileceğinizi Kendi işinizi kurabileceğinizi
Dört yıl sonra süresiz oturum ve beş yıl sonra da vatandaşlık hakkı kazanabileceğinizi biliyor muydunuz? Artık biliyorsunuz… Bizi arayın size yeni bir hayatın kapılarını açalım. İngiltere’de ofisimiz vardır.

Read more

Written by:

Comments (1) 13 Şubat 2017 /

Onuncu yılında Tüm ve Darı Kararı

Makale

Vatandas.UK
            
Ankara Antlaşmasının önündeki bütün sınırlamaların kaldırıldığı Avrupa Adalet Divanı’nın 20 Eylül 2007 tarihli Tüm ve Darı Kararı’nın üzerinden neredeyse on yıl geçti. Bu on yıl içinde Veli Tüm ve Mehmet Darı’nın açtıkları kapıdan binlerce Türk vatandaşı geçti. Bazıları çoktan İngiltere vatandaşı oldular, binlercesi de beş yıllık süreçlerinin dolmasını bekliyor. Bu yazımda, meraklılarına Tüm ve Darı Kararı’nın hikayesini anlatacağım.

Ankara Antlaşması’nın 1963 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalandığını herkes bilir. Ama Tüm ve Darı kararına o antlaşmanın 1970 yılında imzalanan Katma Protokol’ü yol açmıştı. O protokolün 41. Maddesi antlaşmaya imza koyan tarafların birbirlerinin vatandaşlarına uyguladıkları vize şartlarının o tarihten sonra zorlaştırılamayacağını karara bağlamıştı.

İngiltere 1973 yılının ilk günü itibarıyla Avrupa Birliği’ne üye olduğunda AB’nin üçüncü ülkelerle yapmış olduğu antlaşmaları da tanıdığını ve uygulayacağını taahhüt etmişti. Bunun anlamı, bu tarih itibarıyla Türk vatandaşlarına İngiltere’nin uyguladığı vize şartlarında herhangi bir zorlaştırmanın yapılamayacağı, ilave kısıtlamaların getirilemeyeceğiydi. Gerçekten de 1994 yılına kadar İngiltere’nin Türk vatandaşlarına uygulanan vize şartlarında hatırı sayılır bir değişiklik olmadı. Ancak 1994 yılında İngiltere göç mevzuatını değiştirdi. Bu çerçevede Türk vatandaşlarının ülkeye girişi için de bu ülkede iş kurarak yerleşmesi için de uygulanan şartlar zorlaştırılmış oldu. Mesela iş kurmak için minimum 200.000 İngiliz Sterlini tutarında yatırım getirme ve B2 seviyesinde (altı seviyeli değerlendirmede dördüncü seviye) İngilizce sertifikası şartları bunlardandı.

Bu şartlarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İngiltere’de iş kurarak yerleşmesi imkansıza yakın zorluktaydı. Ankara Antlaşmasının Türk vatandaşlarına 1994 öncesi şartlarıyla vize alma hakkı tanıdığını ilk defa Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın (ATAD) 2000 tarihli Abdulnasır Savaş kararı tescil etmişti. Üç yıl sonra Abatay Şahin davasında da ATAD Türk vatandaşlarından yana karar verdi.

Gelelim Veli Tüm ve Mehmet Darı’nın davalarına…

Mehmet Darı 1998 yılında Fransa’dan deniz yoluyla İngiltere’ye kaçak olarak giriş yapmış ve iltica başvurusunda bulunmuştu. Veli Tüm de 2001 yılında Almanya’dan deniz yoluyla İngiltere’ye vizesiz olarak girmiş, o da iltica başvurusunda bulunmuştu. Her iklisi de 1971 tarihli göç yasası uyarında haklarında nihai bir karar verilene kadar geçici olarak İngiltere’ye kabul edildiler. Ancak bu kabul onlara ne çalışma, ne de iş kurma hakkı tanıyordu. Ama Veli Tüm Londra’da bir pizzacı dükkanı açmış, Mehmet Tüm de bir temizlik şirketi kurmuştu bile.

İşleri de iyi gitmeye başlayınca ikili iltica başvurularının sonucunu beklemek yerine, işyerlerini yasal bir şekilde işletebilmek için işadamı vizesi başvurusunda bulundular. Ne var ki 12 Mayıs 2003 tarihli kararında Dışişleri Bakanlığı 1971 tarihli göç mevzuatını değil, onun 1994 yılındaki değiştirilmiş şeklini esas alarak başvurunun reddine karar verdi.

Tüm ve Darı davayı, Türkiye’deki bölgesel istinaf mahkemelerinin karşılığı olan High Court of Justice’e götürdü ve yüksek mahkeme ikiliyi haklı bularak başvurunun değerlendirmeye alınmasını ve kararın İngiltere’nin birliğe üye olduğu 1973 yılında geçerlikte olan göç mevzuatına göre belirlenmesini talep etti. Tabi Dışişleri Bakanlığı bu kararı Türkiye’deki Yargıtay’ın karşılığı olan Court of Appeal’da temyiz etti. Fakat bu mahkeme de yüksek mahkemenin kararını uygun buldu. Dışişleri Bakanlığı bu defa İngiltere’de Anayasa Mahkemesi rolünü üstlenen Lordlar Kamarası’na başvurarak temyiz talebinde bulundu. Lordlar Kamarası da bu konunun netleştirilmesi için görüş istemek üzere Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’na başvurdu.

İşte Türk vatandaşlarının İngiltere’de koşulsuz ve ön şartsız iş kurabilme, yerleşme ve vatandaşlığa giden süreci işletmelerini sağlayan Tüm ve Darı kararı bu şekilde alındı. ATAD, daha önce İngiliz mahkemesinin verdiği kararı onayladığı gibi, Türk vatandaşlarının 1994 yılı itibarıyla belirlenen yeni göç yasasının ilave kısıtlamalarından muaf olduklarını da karara bağladı. Bundan sonra İngiltere’ye kaçak yolla girmiş dahi olsalar Türk vatandaşları Ankara Antlaşması Vizesinden yararlanabilecekti. İngiltere bir asgari sermaye şartı veya İngilizce seviyesi şartı koşamayacaktı.

ATAD’ın bu kararı o dönemde Türkiye’de, bütün Türk vatandaşlarının, veya en azından Türk işadamlarının artık bütün AB ülkelerine vizesiz girebileceği şeklinde yorumlanmış ve heyecana yol açmıştı. Elbette bu yorum yanlıştı.

Tüm ve Darı Kararı, İngiltere’ye kaçak olarak girmiş dahi olsalar Türk vatandaşlarının bu ülkede yerleşmesini ve iş kurmasını sağlamıştı. Ama Türk vatandaşlarının İngiltere dışından bu vizeye başvurabilmeleri için iki yıl daha geçmesi gerekecekti.

7 Eylül 2009 tarihinde İngiltere hükümeti, ülkeye kaçak girişi teşvik ediyor görünen bu uygulamanın önünü tıkamak için Türk vatandaşlarının bu tarihten itibaren Türkiye’deki İngiltere temsilciliklerinden de başvuru yapabileceklerini duyurdu. Bu imkanı tanıma karşılığında, İngiltere’ye kaçak girmenin veya girmeye çalışmanın Ankara Antlaşması Vizesi başvurusunun reddi için bir sebep olarak algılanacağını da açıkladı.

Ankara Antlaşması Vizesi hakkı uzun ve yorucu bir mücadelenin sonunda elde edildi. Üstüne üstlük bu mücadeleyi Türkiye Cumhuriyeti devleti değil, sivil vatandaşlar verdiler. Bugünün kuşağına düşen bu antlaşmanın Türk vatandaşlarına sağladığı imkanlardan en iyi bir şekilde yararlanmak ve hem Türkiye’nin hem de İngiltere’nin ekonomik çıkarlarını korumak olmalıdır.

2016 yılında Ankara Antlaşması başvuruları tavan yaptı
Dr. Fatih Akay, Vatandas.uk danışmanı

https://www.gov.uk/government/statistics/immigration-statistics-january-to-march-2016
https://www.gov.uk/government/statistics/immigration-statistics-april-to-june-2016
https://www.gov.uk/government/statistics/immigration-statistics-july-to-september-2016

Read more

Written by:

Comments (0) 13 Şubat 2017 /